Türkiye’de Arabuluculuk (Zorunlu ve İhtiyari Arabuluculuk)
Arabuluculuk, Türkiye’de özel hukuk uyuşmazlıklarının önemli bir kısmında dava şartı haline gelmiş, mahkemeye gitmeden önce başvurulması gereken zorunlu bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Bunun yanında, tarafların tercihine bağlı olarak uygulanan ihtiyari arabuluculuk da mümkündür.
Özellikle kira, ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu), kat mülkiyeti, komşuluk, ticari, iş ve tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci, davanın kaderini doğrudan etkileyen kritik bir aşamadır.
Dava Şartı Arabuluculuk Kapsamındaki Uyuşmazlıklar
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca:
- Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar
(2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri hariç) - Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) uyuşmazlıkları
- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklar
- Komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar
📌
Önemli:
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davalarında arabuluculuk, 01.09.2023 tarihinden sonra açılan davalar bakımından zorunlu dava şartı haline getirilmiştir. Bu tarihten sonra arabulucuya başvurulmadan dava açılması mümkün değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu md. 5/A uyarınca:
- Ticari davalardan konusu bir miktar para olan
- alacak
- tazminat
- itirazın iptali
- menfi tespit
- istirdat davaları
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca:
- İşe iade davaları
- Kanuna veya bireysel/toplu iş sözleşmesine dayanan
- işçi ve işveren alacakları
- işçi ve işveren tazminatları
❗
İstisna:
İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca:
Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklar kural olarak dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.
❗İstisnalar:
- Tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar
- Hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar
- Bakanlık ve tüketici örgütleri tarafından açılan
- haksız ticari uygulama
- genel tüketici menfaatini korumaya yönelik davalar
- Ayıplı seri mallara ilişkin toplatma, durdurma ve imha davaları
- Taşınmazın aynından doğan tüketici işlemleri
Zorunlu ve İhtiyari Arabuluculuk
Zorunlu Arabuluculuk
Bazı uyuşmazlıklarda mahkemeye başvurmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur. Arabulucuya başvurulmadan açılan davalar, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
İhtiyari Arabuluculuk
Tarafların serbest iradeleriyle, dava açmadan önce veya dava sırasında uzlaşma amacıyla arabulucuya başvurmalarıdır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği tüm özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanabilir.
Arabuluculuk Başvurusu ve Uygulamadaki Süreç
Arabuluculuğa başvuru, yetkili arabuluculuk bürolarında bulunan başvuru formlarının doldurulmasıyla yapılır. Başvuru sırasında tarafların kimlik ve iletişim bilgileri arabuluculuk bürosuna sunulur ve bu bilgiler atanacak arabulucuya iletilir.
Arabulucunun Belirlenmesi
- Taraflar ortak bir arabulucu belirleyebilir
- Anlaşma yoksa Arabuluculuk Bürosu tarafından sistemden rastgele atama yapılır
- Uygulamada, uyuşmazlık türüne uygun uzman arabulucular tercih edilebilmektedir
Arabulucudan Davet ve Toplantı Süreci (Uygulama)
Arabulucu atandıktan sonra, taraflara ilk toplantı daveti gönderilir. Uygulamada bu davetiyeler:
- Posta
- E-posta
- WhatApp ve benzeri platformlar
yoluyla gönderilebilmektedir.
Tarafların ortak bir tarih belirleyememesi halinde, ilk toplantının yeri ve zamanı arabulucu tarafından belirlenir.
Ortaklığın giderilmesi davalarında, görüşmelere başlamadan önce taraflar ile arabulucu arasında arabuluculuk sözleşmesi imzalanır. Bu sözleşmede arabuluculuk ücreti ve ödeme şekli düzenlenir.
Süreler, Zamanaşımı ve Hukuki Etkiler
- Zorunlu arabuluculuk süresi en fazla 3 haftadır
- Gerekli hallerde arabulucu tarafından 1 hafta uzatma yapılabilir
- Arabuluculuk süresince
zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur - Bu süreler, son tutanağın düzenlenmesiyle yeniden işlemeye başlar
Uzlaşı, Son Tutanak ve Dava Aşaması
Taraflar uzlaşırsa, arabuluculuk son tutanağı düzenlenir. Bu tutanak:
- Mahkeme kararı niteliğindedir
- İcra edilebilirlik şerhi alınabilir
- Uzlaşılan konular hakkında yeniden dava açılamaz
Uzlaşı sağlanamazsa:
- Ortaklığın giderilmesi davası ve diğer davalar son tutanak eklenerek açılabilir
- Son tutanak eklenmeden açılan davalarda mahkeme kesin süre verir, eksiklik giderilmezse dava usulden reddedilir.
Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) ve Zorunlu Arabuluculuk
Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu), paylı veya elbirliği mülkiyetine konu olan taşınır ya da taşınmaz mallarda, ortaklığın sona erdirilmesini amaçlayan bir hukuki süreçtir. Uygulamada en sık miras kalan taşınmazlar, aile mülkleri ve birlikte edinilmiş gayrimenkuller açısından gündeme gelmektedir.
İzale-i Şuyu Davalarında Arabuluculuk Zorunluluğu
01.09.2023 tarihi itibarıyla, ortaklığın giderilmesine ilişkin davalarda arabuluculuğa başvurulması zorunlu dava şartı haline getirilmiştir. Bu tarihten sonra, arabulucuya başvurulmadan açılan izale-i şuyu davaları usulden reddedilmektedir.
📌 Bu düzenlemenin amacı:
- Ortakların uzlaşarak çözüm üretmesini sağlamak
- Uzun süren ve yıpratıcı dava süreçlerini azaltmak
- Taşınmazların değer kaybını önlemek
Görüşmelerde Ele Alınan Başlıca Konular
İzale-i şuyu arabuluculuğunda genellikle şu hususlar müzakere edilir:
- Taşınmazın aynen taksimi mümkün mü?
- Satış yoluyla paylaşım yapılacaksa, satış şekli
- Taraflardan birinin diğer payları satın alması
- Kullanım tazminatı (ecrimisil) talepleri
- Masrafların ve gelirlerin paylaşımı
Arabuluculuk sürecinde varılan uzlaşmalar hakkında sonradan dava açılamaz. Bu nedenle görüşmelerin hukuki danışmanlık eşliğinde yürütülmesi kritik önemdedir.
Hukuki Destek Neden Önemlidir?
Arabuluculuk sürecinde varılan uzlaşmaların geri dönüşü olmadığından, hak kaybı yaşanmaması için sürecin uzman bir avukat eşliğinde yürütülmesi büyük önem taşır.
📩 Arabuluculuk başvuruları, zorunlu arabuluculuk süreçleri ve dava öncesi strateji planlaması için bizimle iletişime geçebilirsiniz.






74