Koca & Ersöz Hukuk Bürosu / Anwaltskanzlei

Kripto Sanat ve Telif Hukukuna Etkisi

Blokzincir uygulaması yeni nesil finansal teknolojileri geliştirmesinin yanında sanat alanında da önemli birtakım gelişmelere sebep olmaktadır. Fiziki sanat eserlerini konu alan geleneksel sanat yerini dijital sanata bırakmaktadır. Dijital sanat eserleri konu olduğunda sanatçı, koleksiyoncu ve alıcı açısından en problemli husus telif hakkı olmaktadır. Fiziki bir sanat eserinin eser sahibinin izni alınmaksızın ve hatta haberi olmaksızın kopyalanması, uyarlanması veya kullanılması dijital sanat eserlerine nispeten zordur. Ancak dijital ortamda üretilen ve teknik olarak sadece bir dosyadan ibaret olan dijital sanat eserlerinin orijinaline erişim oldukça kolaydır. Bu yüzdendir ki dijital sanat eseri sahibinin eserinin kopyalandığını veya izni olmaksızın kullanıldığını tespit etmesi oldukça zordur. Blokzincir teknolojisi ve NFT’ler tam olarak bu eksiği gidermeye yönelik, telif korumasını pekiştiren bir yapıya sahiptir.

Blokzincir teknolojisi bir verinin dünyada milyonlarca bilgisayarda aynı şekilde depolanmasını sağlar. Bu nedenle bir bilgisayarın kaydının diğer tüm bilgisayarlarla aynı olması gerekir. Böylelikle depolanan verinin veya herhangi bir dosyanın güvenilirliği yüksektir. Dijital platformlarda eserin orijinaline kolaylıkla erişilebilmesi ve kopyalanabilmesi önemli bir sorun iken kriptolama yöntemi ile eserin kopyalansa dahi, kopayalarından ayırt edilebilmesi mümkündür. Buradan anlaşılması gereken kriptolama işleminin kopyalamayı engellemeyeceği ancak oldukça zor olan kopyalanmış eserin takip edilmesini kolaylaştıracağı gerçeğidir. Eşsiz token (Non-Fungible Token (NFT)) adı verilen ve yazının devamında NFT olarak bahsedeceğimiz dijital dosyalar bir eserin internetteki diğer kopyalarından ayrılmasını sağlamaktadır. Eser sahibi eseri ürettikten sonra esere NFT yerleştirme yoluyla eseri bir blokzincire ekler. Bu eklenti dijital bir dosyadan ibaret olup eserin görünümünde bir farklılığa sebep olmamaktadır. Böylece eseri satın alan kişi ise eserin orijinal olduğundan ve eser sahibinin kendisinden satın aldığından emin olur.

NFT’lenen Eserin Telif Hakkı

Sanılanın aksine, NFT’lenen bir eserin satılması ile telif hakkı sahibi değişmez. Eser sahibi, ilk telif hakkı sahibi olarak mali haklarını veya manevi hakların kullanımını ayrıca lisans sözleşmesine konu etmediği durumda NFT’lenen eserinin mali hakları ve manevi hakların kullanımını devretmez. Öte yandan birçok sanatçının gelecekteki işlerine yatırım amacıyla eserlerini NFT’lemesi ve gelecekte doğacak olan telif haklarını şimdiden devretmesinin önü açılmış durumdadır. Örneğin, bir film yapımı için bütçesi olmayan ancak fikri olan sanatçı gelecekte doğacak olan telif haklarını paydaş mantığı ile birden fazla yatırımcı ile buluşturabilir. Burada ortaya çıkan problem, her ülkenin telif kanunun gelecekte doğacak olan telif haklarını şimdiden devretmeye izin vermemesidir. Örneğin Avusturalya telif hukuku gelecekte doğacak olan telif haklarının devredilmesine izin verirken 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) bu hususta farklı bir yol izlemiştir. FSEK’e göre gelecekte doğacak olan telif hakkını borçlandırıcı işlem ile devretmek mümkün gözükse de tasarruf işlemi yapılamayacaktır. Burada ana engel, ortaya çıkacak olan eserin FSEK m.1 (b) kapsamında eser tanımına uyup uymayacağı borçlandırıcı işlem yapıldığı anda bilinemeyeceğinden teorik olarak mümkün olsa da pratikte mümkün değildir.

Son olarak mutlaka belirtilmelidir ki henüz kripto sanat ve telif hukukuna dair hukuki düzenleme mevcut değildir. Bu aşamada akıllı sözleşmeler ve kayıt platformlarının kullanıcı sözleşmeleri (Niftygateway, Superrare vb.) temel telif kurallarını uygulamaktadır. Dolayısıyla eserin uluslararası platformlarda sunulmasından önce gerekli hukuki altyapının kurulması önem arz etmektedir.

Sorularınız için sayfadaki formu doldurabilir veya bizi arayabilirsiniz.

, ,

1422

Sorularınız İçin Tıklayın