Hukuki Sözlük
Karmaşık hukuk terimlerini herkes için anlaşılır hale getiriyoruz.
Vabeste
VBağlı
Vacibürriaye
VBağlayıcı, riayet edilmesi (uyulması) zorunlu
Vade
VBelirlenen süre, borcun ödeme zamanı, ifa zamanı. ecel, ölüm, ölüm olayı.
Vaid
Vİleride gerçekleştirilecek bir şeye dair söz vermek
Vakar
VAğırbaşlılık,kişinin bulunduğu makamına uygun bir ciddiyet göstermesi.
Vakf
VTecvidde, durmak ve durdurmak mânalarına gelerek, nefesle beraber sesin kesilmesine denir. yâni: kur’an-ı kerimi tilâvet ederken herhangi bir kelime üzerinde bir müddet sesi kesip, nefes alarak dinlenme halidir
Vakfiye
VVakfedenin vakfa ilişkin bildirimini ve hakimin tescilini kapsayan belge
Vaki (vâki)
VBir şeyi ıslah edip düzene sokmak, himaye etmek, bir şeyi korumak, görüp gözetmek
Vakıa
VOlay, gerçek, olgu. vuku’: düşüş. başa gelen, çatan büyük iş.
Vakıf
VTesis; başlı başına bir varlığı bulunmak üzere bir malın belirli amaca tahsisi
Vakıf senedi
VVakfın adı, amacı, bu amaca özgülenen mal ve haklar, vakfın örgütlenme ve yönetim şekli ile yerleşim yerinin yazılı olduğu belge.
Valör
VBankacılıkta, faizin fiili olarak hesabına esas alınan tarihe valör denir. bankadan çekilen para için aynı günün, yatırılan para için tahsil edilen tarihi izleyen ilk iş günü valör olarak kabul edelir.
Varaka
VBelge; yazılı kağıt
Varant
VRehin senedi; umumi mağazaya tevdi edilen mallara ve tahıla ilişkin rehin hakkını gösteren ve bu mallar üzerinde herhangi bir alacaklı yararına bu hakkın yaratılmasını sağlayan senet
Vareste
VKurtulma, kurtulan, yoksun tutma, ilişiğinin kalmaması. mahkemedeki duruşmalara gelme mecburiyetinin kalmaması.
Vari̇t
VGelen, bir yere ulaşan, meydana gelen, ortaya çıkan.
Varîd
VGelen; vasıl olan; gerçek olan; varolan
Vasi
VKanunun öngördüğü durumlarda, küçük veya kısıtlı kişilerin haklarını korumak üzere mahkeme tarafından atanan kanuni temsilci.
Vasiyet
VKişinin sağlığında tek taraflı irade açıklaması ile yaptığı ölüme bağlı tasarruf
Vasıl olmak
VUlaşmak, erişmek
Vatandaşlık
VBir hakiki şahsı bir devlete bağlayan hukuki bağdır.
Vaveyla
VÇığlık , feryat, bağırış
Vaziyet
VDurum; hal
Vazıyed etme
VBir şeye veya bir işe el koyma
Vazıülyed
V1.bir şeye veya bir işe el koyan kimse. 2.bir şeyi elinde bulunduran kimse.
Vaz’
VKoyma; konulma (yürürlüğe koyma)
Vecîbe
VBorç
Veda
VAyrılma, allah’a ısmarladık deme, bırakma, sonverme.
Vedia
VSaklama
Vedia
VBir kimseye, bir şeyin korunması ve gereğinde geri verilmesi için bırakılan eşya, emanet.
Vefa hakkı
VHak sahibine, sattığı şeyin mülkiyetinin kararlaştırılan bedel karşılığında tekrar kendisine devrini, tek taraflı irade beyanı ile isteme yetkisi veren hak
Vehle
VÖncesi; baş tarafı; dakika; an
Vehle-i ûlâ
VIlk başlangıç; birdenbire
Vekalet sözleşmesi
VKişinin, bedelli veya bedelsiz olarak, bir işi yürütmeyi veya yerine getirmeyi başkası adına üstlendiği sözleşme.
Vekaletname
VVekil bırakanın vekiline yazılı olarak verdiği temsil belgesi. genelde noterlerce düzenlenen ve hangi konularda ne şekilde müvekkili temsil edeceğini gösteren yazılı belge.
Vekil
VNâzır, bakan. bir kimseyi vekâlet sözleşmesi ile temsil eden. başkası nam ve hesabına hareket eden ve bir kısım işler yapan.
Vekâlet
VVekillikte bulunma, birisini temsil etme. başkası nâm ve hesabına bir sözleşmeyle temsil eden kimse. bakanlık, nâzırlık, icra organında görev alan ve belli işleri yürüten kişinin makamı. bk md. 386 vd.
Velayet
VAna ve/veya babanın, reşit olmamış çocukları üzerindeki (kanundan doğan) eğitim ve terbiye hak ve yetkisi.
Veled
VÇocuk, erkek veya kız çocuğu için kullanılır. halk arasında çoğu kez erkek çocuğu içindir.
Velev
VOlsa bile; hatta; ister; isterse
Veli
VVelayet hakkına sahip bulunan ana ve/veya baba.
Veraset
VMirasçı olma, soya çekim, bir kimsenin kendi atasına çekmesi.
Veraset ilamı
VÖlen bir kimsenin mallarına kimlerin ne miktar ve ne nisbetle mirasçı olacağını gösteren mahkeme kararı.
Veraset ve intikal vergisi
VÖlenin vârislerine kalan mal ve paradan alınan vergi
Verese
VMirasçılar
Vergi mükellefi
VMükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişidir.
Vergi sorumlusu
VVerginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir.
Vergi tarhı
VVergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idari muameledir.
Vergi ziyai
VMükellef veya sorumlu tarafından görevlerin yerine getirilmemesi nedeniyle, verginin hiç tahakkuk etmemesi, zamanında tahakkuk etmemesi, eksik tahakkuk etmesi veya verginin haksız yere geri ödenmesine neden olunmasıdır.
Vergi ziyaı
VVergi kaybı. vergi mükelleflerinin, işlemlerde yaptıkları eksiklikler ve gecikmeler sebebiyle vergi kaybına neden olması, vergi kaçırmaya girişmesi.
Vergide adalet ilkesi
VHerkesin mali gücüne göre vergiye tabi tutulmasıdır
Vergide usulsüzlük
VVergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesidir.
Verginin i̇darece tarhı
VMükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemiyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesidir.
Verginin tahakkuku
VTarh ve tebliğ edilen bir verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.
Verginin tahsili
VKanuna uygun surette ödenmesidir.
Vesait
VVasıtalar; araçlar
Vesayet
VKüçük veya kısıtlıların haklarının korunması amacıyla özel hukuk tarafından düzenlenen ve bir kamu hizmeti niteliğini taşıyan kurum.
Veto
VBir yetkinin, bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı. reddetme
Vezaif
VVazifeler
Vezâif
VVazifeler; görevler
Veçhe
VYön, taraf
Veçhile
V(bu) yönden; böylece; uyarınca
Vicahi
VYüz yüze olan veya yapılan
Vicahî
VYüze karşı; tarafın yüzüne karşı
Victimiloji
VMağduroloji, suçları mağdurun bakış açısından inceleyen, kriminoloji içindeki disiplindir.
Vikaye
VKoruma
Voli
VBalıkçının bir yere, denize balık ağı sermesi. buraları kamunun ortak yerleridir. balık ağının serpildiği yerler. kısa yoldan kâr ve kazanç sağlama.
Vuku bulmak
VOlmak; oluşmak; meydana gelmek
Vukuat-ı mahal
VOlay yeri
Vuzuha kavuşmak
VAçıklığa kavuşmak
Vâki̇
VVuku bulan,olan,olmuş.
Vâridât
VGelirler; devlet(kamu)gelirleri
Vâris
VMirasçı
Vücut bulmak
VDoğmak; yapılmış olma
Vürud
VVârid olma, gelme, bir evrakın varması gereken yere ulaşması, gelmesi



