Hukuki Sözlük
Karmaşık hukuk terimlerini herkes için anlaşılır hale getiriyoruz.
Iade-i mahkeme
İMahkeme tarafından verilerek kesinleşen bir hükümle ilgili olarak, ceza muhakemesi kanunu’nda belirlenen hallerde (cmk md.311) hükümlü lehine veya aleyhine olarak yeniden yargılama yapılmasına “yargılamanın yenilenmesi” veya “iade-i muhakeme” denilmektedir.
Iaşe
İYedirip , icirme , besleme bakma
Ibka
İKalmış, bırakılmış
Ibraname
İİki taraf arasında herhangi bir alacak ya da verecek olmadığını ve tarafların bu konuda hak talep etmediğini gösteren belge
Icap
İÖneri, teklif
Icazet
İMüsaade, ruhsat, mümeyyiz küçüklerin kendiliklerinden yaptıkları borçlandırıcı işlemleri velî veya vasîlerince sonradan verilen izin, müsaade.
Icbar
İZorlama, zorunda bırakma, zorla bir işi yaptırma.
Icmal
İÖzet
Iddet müddeti
İBekleme süresi. türk medeni kanunu’na göre boşanan kadının tekrar evlenmesi için beklemesi gereken üç yüz günlük süre.
Iddet – iddet müddeti
İTürk medeni kanunu’na göre boşanan kadının tekrar evlenmesi için beklemesi gereken üç yüz günlük süre.
Iddianame
İCeza yargılamasında, hazırlık soruşturmasının kamu davasının açılması için yeterli düzeye eriştiğinin anlaşılması üzerine savcının dava açtığını bildiren yazılı belge.
Ide
İDüşünce, fikir.
Iftikar
İYoksulluğunu, fakirliğini açığa vurmak
Iftira
İBir kimseye gerçek olmayan, olumsuz bir durumu, bir suçu, amaçlı olarak, bilerek yükleme
Ifşa etmek
İAfişe etmek , ortaya çıkarmak, ilan etmek , yaymak…
Ihtilâs
İNitelikli zimmet anlamına gelmekte olup zimmetin hile ya da aldatıcı bir yöntem ile gerçekleştirildiği durumlardır
Ihtisaren
İKısaca, özet halinde
Ihtiyari
İİsteğe bağlı, seçmeli olan
Ihtizaz
İTitreşme, titreşim.
Ihya
İYeniden canlandırma, çok iyi duruma getirme,geliştirme, güçlendirme.
Ikale sözleşmesi
İBozma sözleşmesi, işçi ve işveren arasında iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile sona erdirilmesi
Ikrah
İKorkutma, tiksinme, iğrenme
Ikrah
İKorkutma
Ikraz
İBorç verme ;ödünç verme.
Iktibas
İ1.ödünç alma. alıntı. 2.yabancı hukukun tamamen ya da bazı kanunlarının olduğu gibi veya değiştirilerek kabulüdür. benimsenen hukukun, benimseyen ülke tarafından istenerek gönüllülük esasına dayalı, bilinçli olarak seçimi ve aktarılmasıdır.
Iktiham
İ(bir zorluğu) giderme, kaldırma, yenme; (olumsuz bir duruma) dayanma, katlanma
Ilanihaye
İSonsuza kadar.
Ilhak
İKendine bağlama, kendine takma
Illiyet rabıtası
İNedensellik bağı
Iltimas
İKayırma, ayrıcalık gösterme
Iltisak
İKavuşma, bitişme, birleşme, bağlantı
Ilânihaye
İSonsuza değin, sonsuza kadar
Imhal
İMühlet verilmesi,süre verilmesi, erteleme.
Imhal etmek
İMehil vermek, süre vermek, sonraya bırakmak
Indelhace
İİhtiyaca binaen, ihtiyaca göre
Infaz
İBir kararı, bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yürütüm. yargı sonunda verilen kararın uygulanması
Inhisari
İKendi başına, tekelli
Insicam
İBir düzeye gitme; düzgün söz; düzgünlük; tutarlılık
Intihal
İAşırma, bilgi hırsızlığı
Intizam
İDüzenli, düzgün olma.düzen, çekidüzen
Iptida
İBaşlangıç, ilk
Iradi
İ1.dışsal bir zorlama olmaksızın, kişilerin iradeleri sonucu olarak ortaya çıkan 2.i̇radeli, istençli 3.(osmanlı dönemi) iradeden gelmiş. konulmuş, yerleştirilmiş
Irtikap
İMenfaat sağlama
Irtikâb
İBekleme, gözleme. bir işe girişmek
Irtikâp
İKötü iş yapma, kötülük etme. yalan söyleme, hile yapma.
Islah
İTaraflardan birisinin davada yapmış olduğu bir usul işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesidir.
Isnat
İBir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme
Isticvab
İBir tarafın kendi aleyhine olan belli bir veya birkaç vakıa hakkında mahkeme/hakim tarafından sorguya çekilmesi (dinlenmesi) demektir.
Isticvap name
İYapılan sorgulamanın yazıldığı kağıt
Istida
İ1.dilekçe, arzuhâl. 2.emanet bırakma , himaye talep etme.
Istifham
İSoru;
Istihlak
İTüketim
Istihza
İAlay, ironi
Istikşaf
İAraştırma
Istimlak
İKamulaştırma,
Istinabe
İDavanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yerde bulunan bir tanığın, tanığın bulnduğu yerde ki mahkeme tarafından ifadesinin alınması
Istinaden
İ(bir görüşe, gerekçeye) dayanarak, güvenerek, dayanılarak, dayandırarak.
Istivcap
İBir tarafın kendi aleyhine olan belli bir vakıa hakkında mahkeme tarafından dinlenmesi anlamına gelmekte olup, davanın aydınlatılmasına katkıda bulunan bir usul işlemidir.
Istizan
İBir şeyi yapmak için izin alma, izin isteme, yetki isteme
Istişare etmek
İDanışmak
Itham
İSuçlama, suçlu görme.
Itiyat
İAlışkanlık, huy
Ittiham
İSuç altında bulunmak, suçlamak. töhmet altında olmak, suçlandırmak.
Ittihaz
İKabullenmek
Ittihaz etmek
İSaymak, tutmak, … olarak görmek.
Ivedi
İAcele , çabucak…
Izahtan vareste
İAçıklanmaya gerek olmayan, apaçık ortada olan.
Izale’i şüyu
İHerhangi bir ortak malın ortaklar arasında paylaşılamaması sonucunda mahkeme yolu ile satılması ve paylaşılmasıdır. paydaşlığın giderilmesi de denilebilir.
Iğfal etmek
İAldatmak, kandırmak, baştan çıkarmak
Iğfal kabiliyeti
İAldatma,kandırma yeteneği
Işbu
İBu, özellikle bu, tam olarak bu.
Işmam
İHafif olarak duyurmak, koklatmak. hissettirmek
İade
İGeri verme; geri çevirme; eski duruma getirme
İade-i muhakeme
İMuhakemenin iadesi.
İbate
İBir yerde barındırma
İbra
İBir kimsenin zimmetini haktan beri kılmaktır ki, iki kısımdır : biri ibra-i iskat, diğeri ibra-i istifadır.
İbraname
İAklama belgesi
İbraz
İTicari senetler muamelelerinde senedi, hamilin muhataba veya borçluya göstererek kabulünü veya tediyesini istemesine denir.
İcap
İİnşayı tasarruf için iptida söylenilen sözdür ki tasarruf onunla ispat olunur.
İcar
İKira
İcbar
İZorlama
İcmâl
İÖzet, kısaltma, yorum
İcra
İBir mahkemenin ilamının veya idari bir kararın hükmünün yerne getirmek demektir.
İcra vekilleri heyeti
İBakanlar kurulu
İctima
İToplantı, toplanmak, biraraya gelmek
İddia
İİleri sürülerek savunulan düşünce, sav.
İddianame
İSoruşturma sonunda savcının topladığı delilleri, şüphelilerin cezalandırılmasını talep ettiği kanun hükümlerini ve bu hükümlerde yer alan karşılıklarını, gerekçeleri ve kurduğu illiyet bağı ile birlikte izah-talep ettiği metin.
İfa
İYerine getirme
İfa etmek
İYapmış olmak, yerine getirmek
İfrat
İHerhangi bir konuda aşırı gitme, aşırılık
İfraz
İAyırmak, tefrik etmek.
İfsat
İKarışıklık, düzeni bozma
İfşa
İAçığa çıkarma, açığa vurma.
İhraz
İKazanmak, elde etmek.
İhsas-ı rey
İ1- tarafını belli etmek 2- hakimin devam etmekte olan davaya ilişkin görüşünü ( kararını ) belli ederek davanın seyrini etkilemesidir.
İhsas.
İKapalıca anlatım, hissettiriş.
İhtar
İUyarı, uyarma, bir şeyi birine anımsatma
İhtarname
İBir kişinin ya da kurumun hukuki boyutu olan durumlar için kanunlara, sözleşmelere ya da gelenek ve göreneklere dayanarak ilgili tarafa yazılı olarak hak ve taleplerini bildirmesi
İhticaca salih olmak
İYazılı bir belegenin delil olabilme gücüne sahip olması.
İhtilaf
İAnlaşmazlık, çekişme. aykırılık. söz, tutum, durum ve davranışlarda birbirine aykırı ve muhalif olma. çelişki.
İhtilat
İKatılma, başkalarıyla ilişkilerde bulunma, haberdar yaşam.
İhtira
İBilimsel buluşlar üzerindeki haklar
İhtirazi kayıt
İMuayyen hakları kullanmak hususunda serbestisini muhafaza etmek isteyen tarafın bu hususta vaki beyanıdır.
İhtirazi kayıt
İTaraflardan birinin sözleşmelerin ya da uluslararası anlaşmaların bir maddesine çekince koyması, ihtirazi kayıt koyduğu konuda/maddede bir takım haklarını saklı tutması ya da şarta bağlaması şeklinde kendini gösteren şart
İhtirazi kayıt
İ1.çekinme, sakınma, çekince 2.belli hakların kullanma hakkının saklı tutulması
İhtisas
İUzmanlık, uzmanlaşma.
İhtiva
İİçine alma, içinde bulundurma, içerme
İhtiyati haciz
İRehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir borcun alacaklısının, borçlunun elinde veya üçüncü şahısta olan menkul ve gayrimenkul mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilmesidir.
İhtiyati haciz
İBir para alacağının zamanında ödenmesinin garanti altına alınması amacıyla, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden, geçici olarak el konulmasıdır
İhzar
İHazır bulundurma, hazır hale getirme. duruşmalarda hâkim önünde hazır bulundurma.
İka
İYapma, etme.
İka etmek
İGenetik olarak insan ırkının ıslahı bilimiyapmak,etmek,oluşturmak.
İkale
İBir hukuki muamelenin vücut verdiği bir vaziyeti, ikinci bir hukuki muamele ile eski haline getirmek demektir.
İkale
İİbraname bir borcun sona ermesi anlamına gelirken; ikale, borcu doğuran hukuki işlemin sona erdirilmesi, eş deyişle, iş akdinin sonlandırılmasına karşılık gelmektedir.
İkale sözleşmesi
İİşçi ve işverenin aralarında karşılıklı olarak yapacakları bir anlaşmayla iş akdine her zaman sona erdirebildikleri sözleşmeye denir
İkametgâh
İMesken, konut, ikâmet edilen yer. bir kimsenin yerleşmek niyetiyle oturduğu yer. herkesin bir tek ikâmetgâhı vardır. tüzelkişilerin bazen birden çok ikâmetgâhı bulunabilmektedir.
İkbal
İYüksek bir makama ya da iyi bir duruma erişme
İkmal
İEksik malzemenin tamamlanması,temin edilmesi.
İkmalen vergi tarhı
İİkmalen vergi tarhı, her ne şekilde olursa olsun bir vergi tarh edildikten sonra bu vergiye müteallik olarak meydana çıkan ve defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak miktarı tespit olunan bir matrah veya matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.
İkrah
İBir kimseyi yapmak istediği şeyi yapmamaya, yapmamak istediği şeyi yapmaya korkutarak zorlamak
İkrar
İAleyhine hukuki neticeler husule getirebilen maddi veya hukuki bir vakıanın doğruluğunu tasdiktir.
İkrazat
İBorç verme, borçlar.
İktibas
İÖdünç alma, ödünç alınan şey, alıntı
İktifa
İYetinme
İktisap
İBir şeyin mülkiyetini elde etmek demektir.
İktisat vekâleti
İEkonomi bakanlığı
İktizâ
İGerek;lüzüm.
İkti̇bas
İÖdünç alma. alıntı.
İlam
İBir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi vesikalar; kararı bildiren belge.
İlamat
İBir davanın mahkemece nasıl bir hükme bağlandığını gösteren resmi vesikalar.
İlga
İKanun, tüzük veya yönetmeliklerin yeni bir kanun, tüzük veya yönetmelikle yürürlükten kaldırılmasıdır.
İlliyet bağı
İNedensellik bağı; bir neden ile ortaya çıkan sonuç arasındaki ilişki.
İlmühaber
İBirinin yer,hal,medeni durum vb şeylerini gösteren resmi belge. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge,alındı kağıdı
İltibas
İKaristirilma; benzeşim; karışıklık.
İltica
İSığınma
İltihak
İBaşka devletler tarafından imza edilmiş bulunan bir muahedeye iştirak etmek isteyen diğer bir devletin müracaat ettiği hukuki muameleye denir.
İltisak
İKavuşma, birleşme, bitişme.
İltisak
İKavuşma, bitişme, birleşme
İlzam
İBir şeyi lazım kılmak.
İmhal
İMühlet vermek
İmtiyaz
İFarklılık, ayrıcalık.
İmtiyaz
İBaşkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık
İmza
İKendi ismini veya kendine ait bir işareti, kendisinin kabullenerek yazması.
İnfaz
İGereğini yapma;yerine getirme; icra etme
İnfial uyandırmak
İKızgınlığa yol açmak, öfke yaratmak
İnfisah
İAkdin kendiliğinden ortadan kalkmasıdır.
İnha
İBirini resmi bir göreve atamaya ya da bir üst aşamaya getirmeye ilişkin, ilgili makama yazılmış öneri yazısı.
İnhisar
İTekel
İnikad
İAkdin kuruluşunu ve hukukî varlık kazanmasını ifade eden i̇slâm hukuku terimi
İnkılâp
İDevlet eliyle memleketin içtimai hayatının ve müesseselerinin makul ve ölçülü metotlar ile köklü bir surette yenileştirilmesi.
İnsiyak
İİçgüdü
İntaç
İSona erdirme, bitirme
İntibak
İBir durum ya da çevreye uyma, uyum; uyarlama, uyarlanma.
İntibak
İBir duruma, bir ortama ya da çevreye uyma, alışma.
İntifa hakkı
İBaşkasına ait bir maldan yararlanma, başkasına ait bir malı kullanma hakkı.
İntifak hakkı
İBir eşyayı sadece kullanma ve ondan yararlanma yetkisi sağlayan ayni haktır.
İntihab
İSeçme,seçilme,seçim.
İntihal
İAşırma (hırsızlık), başkasına ait düşünce, görüş, bilimsel eser, yazı ve dizelerin, kaynak gösterilmeden kendisine aitmiş gibi gösterilmesi.
İntizar
İBekleme, gözleme
İntişar etmek
İYayılmak, çıkmak, yayımlanmak.
İnti̇fa hakki
İBaşkasına ait taşınır ya da taşınmaz bir mal, bir hak ya da belirli bir mal varlığı üzerinde belirli bir kişiye tam yararlanma imkanı tanıyan bir irtifak hakkıdır.
İptidai itiraz
İIlk itiraz
İrad senedi
İBir alacak nedeniyle üzerinde gayrimenkul mükellefiyeti kurulan bir taşınmazın değerinin, taşınmazdan ödenmesi gerekli bir para borcu biçiminde bağımsızlaştırılarak, sürümünü artırmak için bağlandığı kıymetli evrak.
İrtifak
İMevcut bir mal üzerinde kullanma hakkı.
İrtihal
İGöçme, ölme
İrtihan
İRehin olarak alma, alınma.
İrtikap
İKötü iş yapma, kötülük etme yiyicilik. yalan söyleme, hile yapma.
İsnad
İBir şeyi veya bir işi, birisi için yaptı diyebilme, bir şeye dayandırma, yükleme.
İsnat
İBir düşünceyi, bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma, yükleme, atfetme. karacılık, iftira.
İsticvap
İSorguya çekme.
İstihkak
İKazanılan şey, hakedilen.
İstihkak davası
İTaşınır veya taşınmaz bir mal üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddiasında bulunmayı konu alan dava.
İstihlaf
İMirasçı murisin haklarını ve borçlarını istihlaf eder. ( ardıl (halef) olma. )
İstihsal
İÜretim; üretme; elde etme
İstikak
İİspat davası
İstikraz
İÖdünç alma, borç alma.
İstiktab
İSöyleyip yazdırma, yazısını kontrol etmek için bir kimseye bir kaç satır yazı yazdırma.
İstiktap
İTarafı sorguya çeken yargıcın yeteri kadar ikna olmaması durumunda,senedi imza ettiği iddia olunan tarafa yazı yazdırması,imza attırması; yargıç, istiktap yoluyla elde edilen imza ile elde bulunan imzayı karşılaştırır ve ikna olmaya çalışır
İstikşaf
İAslını anlamaya çalışma, keşfe çalışma, keşif çalışması yapma
İstikşafi
İKeşif, tanıma amaçlı görüşme
İstima
İDavada dinleme,yargıcın duruşmada iki taraf veya vekillerinin sözlü olarak ileri sürdükleri sav ve savunmaları ile tanık ve bilirkişinin beyanlarını dinlenmesi
İstimlâk
İKamulaştırma; kamu kurum ve kuruluşlarınca kamu yararı kararına dayanılarak özel mülkiyete konu taşınmazların bedeli peşin ödenerek alınması
İstimrar
İSürüp gitme, süreklilik.
İstimval
İDevletin,olağanüstü durumlarda ilgililerin rızası olmasa bile yasa gereğince ve değer pahası karşılığında kişilerin elindeki mallara el koyması
İstinabe
İDosyanın görülmekte olduğu mahkemeye gönderilmek için başka bir yerde bulunan bir tanığın oradaki mahkeme tarafından ifadesinin alınması.
İstinabe
İBir mahkemenin kendi yargı çevresi dışında ifa edilecek bir iş için bir başka mahkemeden iş yahut işlemin ifası isteminde bulunması
İstinaden
İBir görüşe, bir düşünceye dayanarak, güvenerek.
İstinaden
İBir görüşe, gerekçeye dayanarak, güvenerek, dayanılarak, dayandırarak.
İstinaf
İTemerrüte düşen borçlunun borcun muaccel olması anından borcun ifasina kadar geçen zamandaki faiz.
İstinaf
İBir işe yeniden başlamak, dava mahkemeleri ile temyiz mahkemesi arasındaki bir derece yüksek mahkemeye verilen isim.
İstinaf kanun yolu
İİstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur.
İstinaf mahkemesi
İİstinaf, arapça kökenli bir kelime olup,i̇stinaf mahkemesi yargıtay ile ilk derece mahkemeleri arasında olan yargısal denetimin adıdır.
İstinkaf
İSakınmak
İstirdad
İBir şeyi sahibine iade etmek ve geri ödemek
İstirdat
İGeri almak.
İstisna
İAyrı tutma; kural dışı sayma.
İstisna akdi
İYüklenicinin (müteahhidin), ücret karşılığında, iş sahibi için eser ortaya çıkarmayı borçlandığı sözleşme; eser sözleşmesi.
İstizag
İHerhangi bir konuda açıklayıcı bilgi isteme, bir sorunun açıklanmasını isteme.
İstizah
İAçıklama istemek
İstizah
İHerhangi bir durumla, sorunla ilgili olarak açıklayıcı bilgiler isteme.
İstişare
İDanışma
İta amiri
İSatın alımlarda ihale ve ödeme onayı için imza yetkisine haiz kamu görevlisi
İta amiri
İÖdemeye yetkili görevli
İtfa
İÖdeme
İtidal
İÖlçülülük; aşırı olmama; orta olma; ılımlılık
İtikaf
İBir yere çekilip ibadet etmek.
İtiyadi
İTekrarlanan, alışkanlık haline gelen
İtiyadi suçlu
İKasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi
İti̇zar
İKusurunu beyan edip af dileme
İtlaf
İÖldürerek ortadan kaldırma, yok etme, öldürme
İttisâl
İBitişme; kavuşma; yakınlık. “
İvazlı i̇ktisap
İBir malın mülkiyetinin veya bir menkul değerin, bir kişiden bir başka kişiye, karşılığında herhangi bir bedel (ivaz) sağlanmadan veya öngörülmeden, geçirilmesidir.
İvazsız akit
İTek tarafa borç yükleyen sözleşme
İvazsız tasarruf
İHerhangi bir karşılık alınmadan yapılan bir hukuki işlemlerdir. borçlu tarafın herhangi bir kazanımı olmadan alacağından feragat etmesini, miras hissesinden vazgeçmesini veya bir mal vermeyi söz vermesi ivazsız tasarrufa örnek teşkil eder .
İvedi
İAcele
İyi niyetli 3. kişi
İBir hakkın kazanılmasında iyi niyeti hukuk düzeni tarafından korunan kişidir
İzale
İGiderme, sona erdirme
İzale i şüyu
İOrtaklığın giderilmesi davası
İzale-i şuyu
İOrtaklığın giderilmesi,ortaklığa son verme
İzdivac
İEvlenme
İzinsiz defin
İÖlen kimsenin yasa dışı gömülmesi işlemi. i̇lgili yer mezarlıklar müdürlüğünde kayıt yapılmadan ve yine bu kurumdan izin alınmadan yapılan defin işlemidir.
İçtihat
İHerhangi bir hukuki mesele hakkında hukuk alimlerinin fikir ve mütalâalarıdır.
İçtima
İToplanma,bir araya gelme, toplantı
İçtimai
İToplumsal
İşar
İYazı ile bildirme.yazı ile haber vermek. anlatmak, bildirmek.
İşbu
İBu, özellikle bu.
İşkal
İGüçleştirme,zorlaştırma, çetinleştirme,müşkilleştirme
İştibah
İŞüphelenme,şüphe,kuşkulanma:kuşku
İştira
İ(iştirâ) – alım hakkı; satın alma hakkı; hak sahibine istediği zamanda bir şeyin malikinden, o şeyin mülkiyetinin kendisine kararlaştırılan bedel karşılığında devrini isteme yetkisi veren hak
İştirak
İOrtaklık, ortak olma, paydaşlık.
İştirak halinde mülkiyet
İKanundan veya sözleşmeden ötürü birbirlerine ortaklık bağı ile bağlı bulunan kimselerin, bu ortaklıkları nedeniyle bir malın mülkiyetine elbirliğiyle sahip oldukları ve her birinin hakkının, o malın tamamını kapsadığı mülkiyet biçimi
İştirak nafakası
İVelayeti kendisine verilmeyen eş aleyhine, ergin olmayan çocuk lehine herhangi bir talep olmaksızın da hâkim tarafından hükmedilen nafaka türüdür. bu nafaka türünde eşlerin kusur durumunun hiçbir önemi yoktur. bu nafaka türündeki amaç ergin olmayan çocuğun yetiştirilmesi, sağlık barınma, eğitim vs. giderlerine velayet kendisine verilmeyen eşin mali gücü oranında katılmasını sağlamaktır.
İş’ar
İYazı ile haber vermek. anlatmak, bildirmek.



